29 Ekim Kadınları Derneği  Bilimin Işığının Sönmesine Izin Vermeyeceğiz

29 Ekim Kadınları Derneği  Bilimin Işığının Sönmesine Izin Vermeyeceğiz

29 Ekim Kadınları Derneği  Bilimin Işığının Sönmesine Izin Vermeyeceğiz

 

Kısa bir süre önce ÇEDES (Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi) ile ilgili

olarak dikkat çekmeye çalıştığımız tehlikeler, ne yazık ki her geçen gün yeni bir örnekle ülke gündemimizde yer alıyor. Seçimlerin hemen ardından başlayan bilimsel, laik eğitim ve

kadının insan haklarına yönelik gerici öneriler, kaygılarımızı gün geçtikçe daha da artırıyor. Bir gecede elimizden alınan İstanbul Sözleşmesi’nin ardından, 6284 Sayılı Kadına Karşı şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un değiştirilmesi, nafaka hakkının sınırlandırılması, zinanın yeniden suç olarak TCY’na alınmasına ilişkin bir avuç gerici kesimin talepleri yeniden tartışmaya açılıyor.

 

Anayasamızda ve yasalarımızda yer alan LAİKLİK ilkesini koruması ve uygulaması gereken

Milli Eğitim Bakanlığı, kız çocuklarının okullaşma oranındaki azalmanın suçunu Karma

Eğitim’de bulabiliyor.” Gerekirse kız okulları açılabilir.” diyebiliyor. Üstelik bu açıklamasını

kimi ailelerin istemi gibi sunmaktan çekinmiyor. Bilim ve teknolojinin bu denli ilerlediği bir

çağda, çocuklarımızın eğitimi, bilim ışığında eğitimcilerin kararı ile olur. Türkiye’nin geleceği

toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlandığı bir ortamda yetişmiş bir nesille aydınlığa ulaşabilir.

Ayırımcılık, hala devam eden H.K. davasında olduğu gibi 6 yaşındaki çocukların zorla

“evlendirildiği” karanlık ortamları tetikler. 2022 verileriyle okula hiç başlamamış olan 570.000 çocuğumuz nerededir? Kaç tanesi H.K. ile aynı kaderi paylaşmıştır? Bütün bu sorular yanıt beklemektedir. Eğitim Bakanlarının görevi okula devam edemeyen çocukların durumunu araştırıp, onları zorunlu eğitimin kapsamına alabilmek, bütün çocuklarımızın eğitim hakkınıkorumak değil midir!. Sayın Bakan, sözlerine ilişkin olarak, “Şeriatı mı savunuyorsunuz?” diye soran gazeteciye, “keşke şeriatı övecek bilgim olsa. Ama yok” diye yanıt verebilmektedir. Kendisine önerimiz, toplumsal Cinsiyet eşitliğini temel alan eğitim psikolojisi, eğitim sosyolojisi gibi bilimsel yayınlarla kendisini beslemesidir. Bir Ülkenin Milli Eğitim Bakanı, bir avuç kesimin değil, bütün bir ülkenin yurttaşlarının bakanıdır. Milli Eğitim Bakanlığı Temel Kanuna göre de, yöneticilere tek yol gösterici: “Bilimdir.”…

 

Bugün, bir yandan ağır bir ekonomik yükün altında ezilen insanlarımız, çağ dışı öneri ve

uygulamalarla, özgür düşünceye getirilen yasak ve özellikle muhalif basın üstündeki

baskılarla bunalmış durumdadır. Çocuklarımızın ve kadınlarımızın üzerinde yoğunlaşan ve

geleceğimizi karartan bu gündem, “Laik, Demokratik, Adil Cumhuriyet” özlemlerimiz üzerine

kara bir bulut gibi çökmek üzeredir. Mevcut iktidarı, geniş halk kesimlerinin sesine kulak

vermeye , Anayasa ve yasalara uymaya davet ederken ülkesini seven bütün insanlarımızı da

bu anlayışlara karşı daha duyarlı olmaya ve yan yana birlikte demokratik mücadeleyi

çoğaltmaya davet ediyoruz. Bilimin ışığının sönmesine izin vermeyeceğiz. 14.07.2023

 

29 Ekim Kadınları Derneği Örgütlenme Sekreteri

Şaziye Aydoğan

Yorumlar