DERGİ ANADOLU TARAFSIZ DEĞİL…
Dergi
Anadolu’yu yayına hazırlarken temel hedefimiz, baştan sona Kayseri kokan
bir yayın organı çıkarmaktı. Yaşadığımız topraklara sahip çıkmasını bilen,
yaşadığımız kente evi gözüyle bakan, hangi şartlarda olursa olsun hayatını
Kayseri’de sürdüren ve Kayserili olduğunu içten söyleyen insanların arasında
ortak bir platform oluşturmayı amaçlayan bir dergi olsun istedik.
“MARKA”
OLMAK KOLAY DEĞİL…
Kayseri’de “marka”
olmanın ne derce sorumluluk istediğini, ne derece duyarlılık gerektirdiğini
yaptığı çalışmalarla kanıtlamış olan firma sayısı hiç de az değil. Sadece
insanlara bir şey satarak para kazanmanın firmaları “marka” yapamayacağı
görüşüyle hareket eden firmalar kendini her geçen gün yenilemeye devam
etmektedirler. Bu aşamalardan geçerek başarıyı hedef almışlardır. Dergi
ANADOLU’ da bayilere ve reklamverene ulaşmadan önce bu zorlu süreçten geçmekte
elbette. Artık bir markayız ve bunun haklı gururunu taşıyoruz.
Her şey hayal etmekle başlar.
İnsan neyi hayal ettiyse
elde etmeyi başarmıştır. Tekerleğin icadından uzay yolculuklarına kadar önce
hayal edilmiş sonra uygulanmıştır. Şimdi hayaller bilgisayarlarla kuruluyor.
Tasarlanıyor. Sonra marketlerle prototiplerle elle tutulur biçime getiriliyor.
Sanal ortamlarda her türlü düşünce yaşanabiliyor.
Dergi
ANADOLU’da sancılı bir aşamadan sonra her sayıda adeta yeniden doğarak
sizlerle buluşuyor. Dile kolay 75 sayı 100 e dayandı.
KAYSERİ’DEN
ANADOLU’YA, ANADOLU’DAN İSTANRBUL’A…
Amacımız herhangi bir dergi
çıkarmak olmadı hiç. Yapılmayanı yapmak gibi zor hedeflere kilitlenmeyi
seviyoruz. Zor hedefler ise büyük fedakârlıklar, büyük çabalar gerektiriyor.
Bunu ekip olarak fazlasıyla verdik, vereceğiz. Şimdi önümüzde yeni hedefler
var. Her şey daha güzel olmalı, her şey daha farklı olmalı ve biz yine imkânsız
gibi görünen zor hedeflere yönelmeliyiz. Bu konuda yarışımız sadece kendimizle.
Neler yapıp neler yapamadığımız ortada. Her iki ayda bir sınav veriyoruz
Kayseri’deki değerli insanlara, reklamverene kendimizi yenileyerek çıkma savaşı
veriyoruz. Bu sınavda elbette değerlendirmeyi sizler yapacak, notu sizler
vereceksiniz. Bizim tek bildiğimiz hakkımızın verilmesi. Bunu da şimdiye kadar
olduğu gibi kimsenin esirgemeyeceğine eminiz. Şimdi yeni projeler üretiliyor,
bunlar sıralanıp belirli bir çizgide uygulamaya geçirilmesi planlanıyor.
Kısacası Dergi Anadolu cephesinde yeni çok şey var. Daha güzel bir
dergi için çalışıyor ekibimiz. Çünkü siz her şeyin en iyisine layıksınız.
Zaman zaman gelen
eleştirilerde, derginin içeriğinin yetersizliği yönünde görüşler yer alıyor. Bu
derginin, bilim dergisi, politika dergisi ya da ekonomi, sanat dergisi, spor
dergisi olmak gibi bir iddiası yok. İnsanları birbirine düşürmeyi amaçlayan,
belli bir tarafı savunup diğer görüşleri tartışmak gibi bir niyeti kesinlikle
yok. Yapmak istediğimiz gayet açık ve basit. Bu güzel şehrin güzelliklerini, bu
şehirde insanların tümünü ilgilendiren her şeyi araştırıp ortaya koymak.
Birilerini översek bu övgüyü gerçekten yaptığı hizmetlerle hak eden insanlar
alacaktır. Birilerini eleştirdiğimizde ise, kendi çıkarlarımız değil, bu şehrin
çıkarları bize bunu yaptıracaktır.
Biz, toplumun huzurunu bozan olayları, gündelik kısır çekişmeleri
alevlendirerek kendimize bir takım yerlerden tebessüm sağlama amacında değiliz.
DERGİ ANADOLU güzel şeyleri seviyor. Geçmişin güzelliklerinden
vazgeçmeden, geleceğin güzelliklerine taşımak istiyor insanlarını,
hemşerilerini ülkesini. Karınca kararınca bu konuda katkısı olsun istiyor.
Kavgayı, çekişmeleri, didişmeleri yeterince yapanların olduğunu hepimiz
biliyoruz. Ne olur, bazılarının da sakin bir dille, kimseyi rencide etmeden
düşündürdüklerini aktarma hakkına sahip olduğunu kabullendik.
Bugün ülkemizin her şeyden
çok yapıcı eleştirilere, konuları açık açık tartışmaya ihtiyacı var. Trafikten,
ekonomiye, eğitimden spora kadar hoşgörüsüz bir toplumun görüntüsü çizenlerin
azınlık olduğunu hepimiz biliyoruz. Bizleri azınlıktaki uyumsuz ve sorumsuz
insanların temsil etmelerine izin vermeyelim. Başkaları yapıyor diye kırmızı
ışıkta geçmemekle başlayalım bu kararımızı uygulamaya. Sokaklara çöp atanlara
bakıp “bir benle mi şehir temiz olacak” diye o sorumsuz davranışlara
katılmayalım. Şehrimizi, ülkemizi, bayrağımızı, maddi ve manevi tüm
değerlerimizi sevelim. Sevgiye ihtiyacı var bu ülke insanlarının. Kavgayla bir
yere varılmayacağını çoktan anlamış olmamız gerekmez mi?
DERGİ ANADOLU tüm bu
anlattığımız düşünceleri paylaşan herkesin dergisidir. Elbette tarafsız olamaz
hiç kimse, hiçbir basın organı. Bizde tarafız. Güzellikten, iyilikten,
hoşgörüden, saygıdan, sevgiden vazgeçmeyenlerin tarafıyız.
Bir dahaki yazımda görüşmek üzere… Saygılarımla…

